8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısı ile 8 Mart 2026 Pazar günü Çankaya Belediyesi Vedat Dalokay Nikah Salonunda “Türk Kültüründe Kadın” konulu konferans ve ardından iftar gerçekleştirildi.
Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Ana Bilim Dalı Başkanı hemşehrimiz Prof.Dr. Fatma Gülay Mirzaoğlu Sıvacı’nın konuşmacı olduğu konferansımız iftardan önce saat 17:00 de başladı. Sayın Mirzaoğlu Sıvacı sunumunda insanlığın ilk ortaya çıktığı günden bu yana arkeolojik bulgular ve metinlerden özetleme yaparak, toplumlarda kadının yerini, ilk dönemlerde kadınların erkeklerle birlikte avlandığını, bitki topladığını, kadınların doğurganlıkları nedeniyle farklı toplumlarda kutsanmış tanrıça heykelleri ile yer aldığını, Türklerde ise Umay Ana’nın Ana Tanrıça olarak yer aldığını, kadının doğurganlığın bereketi temsil ettiğini, erkeğin kadına göre güçlü olmasının kadını arka plana ittiğini, eskiden insan ömrünün 18-20 yıl olduğunu, toplumların tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başlaması ile birlikte kadının eve kapanmaya başladığından bahsetti.
Sayın Mirzaoğlu Sıvacı sunumunun devamında Türk kültüründe kadının, mitlerde, destanlarda, atasözlerinde, türkülerde yer aldığını, kadının sıradan birisi olmadığını bir unvan olan “Hatun” kelimesi kadın için kullanıldığını, 14 yüzyılda ünlü Arap seyyah İbn-i Batuta’ın “hiçbir toplumda kadının Türklerde olduğu kadar değerli olarak görülmediğini” şeklinde yaptığı tespitini dinleyicilere anlattı. Türk kültüründe kadının erkeğin gururunu incitmeden, Hanların ne zaman başları sıkışsa kadınların ortaya çıktığını ve sorunların çözümünde önemli roller oynadığını, Türklerde yaradılış destanlarında Tanrı’nın Ülgen olduğunu, yaratılış destanında Ak Ana’nın yer aldığını, Oğuz Kağan’ın kutlu eşlerinin birinin gökyüzünden inen ışık, diğer eşinin ağaç kovuğundan çıktığını ve 24 oğuz boyunu oluşturduğundan bahsetti.
Sayın Mirzaoğlu Sıvacı sunumunun devamında Türk kültüründe yer adlarında da kadın adlarına rastlandığını Altay Sibirya en yüksek dağın adının kadın başı anlamına gelen Beluha Dağı olduğunu, kadın başının özenle süslenmesinin toplumlarda kadına değer verildiği anlamına geldiğini, Türklerde de kadın başı süslemesinin önemli olduğunu, destanlarda da kadına yer verildiğini, Dede Korkut hikayelerinde kadının sorun çözdüğünü, Kan Turalı isimli bir yiğidin Selcen hatun hikayesinde eşini Selcen hatunun seçtiğini, Selcen hatunun 3 vahşi hayvanla dövüşen Kan Turalı’yı kendine eş olarak seçtiğini, Türklerdeki ilk Kadın hükümdar olan Saka hükümdarı Tomris Hatun olduğunu ve perslere yenilgiye uğrattığını, Türklerde devlet yönetiminde kadınların yer aldığından bahsetti.
Sayın Mirzaoğlu Sıvacı sunumunun son bölümünde yakın tarihimizdeki Türk kadın kahramanlarımızdan, Halide Edip Adıvar, Kara Fatma – Fatma Seher, Şerife Bacı, Gördesli Makbule, Rahime Hatun, Nezahat Onbaşı ve Aydınlı Çete Emir Ayşe’nin milli mücadelemizde yapmış olduğu kahramanlıkları, kurtuluş savaşında kadınların önemli işler başardığından bahsederek sunumunu bitirdi. Sayın Mirzaoğlu Sıvacı sunum sonrasında katılımcılar, soru sorarak veya düşüncelerini paylaşarak sunuma katkı verdiler.
Sunumun ardından öğrencilerimizin ve hemşehrilerimizin katılımıyla bu yılkı ramazan ayında derneğimizin organizasyonunda gerçekleştirdiğimiz iftar yapıldı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile Türk Kültüründe Kadın konusuyla bizleri bilgilendiren Prof.Dr. Fatma Gülay Mirzaoğlu Sıvacı’ya, konferansa ve iftara katılım sağlayan hemşehrilerimize ve öğrencilerimiz için iftara destek olan hayırsever hemşehrilerimize, katılım ve katkılarından dolayı teşekkür ederiz.














